Genelkurmay, Şemdinli iddianamesinde Orgeneral Büyükanıt'ı hedef alan Van Savcısı Sarıkaya'yı ağır bir dille suçladı. Asker, Sarıkaya'yı 'kasıtlı olmak', 'hukuki değil siyasi iddianame hazırlamak', 'yetkilerini aşmak', 'etki ve telkin altında kalmak'la suçladı
Genelkurmay Başkanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile bazı generellerin 'görevi kötüye kullanmak', 'rüşvet', 'kaçakçılık', 'çete kurmak'la suçlandığı Şemdinli İddianamesi'ni hazırlayan Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya'yı hedef alan sert bir açıklama yayımladı. Açıklamada, Orgeneral Büyükanıt hakkında soruşturma açılmasına gerek olmadığına karar verildiğini bildirdi.
Genelkurmay'dan dün yapılan açıklamada, Van Başsavcılığı tarafından hazırlanan iki dosyanın 13 Mart'ta Genelkurmay'a ulaştığı belirtilerek, dosyalardaki iddia, ihbar, şikayet ve değerlendirmelerin incelendiği ve şu sonuçlara varıldığı kaydedildi:
"Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs olduğu iddia edilen ifadenin, hüküm kurmak amacıyla kasıtlı olarak sadece bir bölümünün dikkate alındığı görülmüştür. İfadenin tamamı dikkate alındığında hükmün öngördüğü kastın olmadığı açıkça anlaşılmaktadır.
İddianamede yer alan ve Cumhuriyet Savcısı tarafından çete kurma fiili olarak bahsedilen bir diğer suçlama ile ilgili olarak halihazırda askeri yargıda devam etmekte olan bir hazırlık soruşturması olmasına rağmen, aynı konuda ve aynı şahıs tarafından verilen yeni ifadelere itibar edilerek, hiçbir maddi delil ve bulguya dayanmaksızın bir yüksek rütbeli komutan adının da aynı suçlamalara yeni bir olay gibi dahil edilmesi, hukukun etik kurallarının dışına çıkıldığını göstermiştir.
SAHTE ADRESE TEYİT
İhbar mektubunda imzası dahi olmayan ve vermiş olduğu adresin sahte olduğunu mülki makamların resmi yazısı ile teyit ettirmiş olduğumuz bir şahsın hiç bir somut delile dayanmayan hayali iddiaları üzerine TSK'nin bazı mensupları hakkında görevi kötüye kullanma, rüşvet ve kaçakçılık gibi çok ağır suçlamalar yapılarak vahim bir hukuki hata işlenmiştir.
Savcı; kendisine ulaşan iddia, ihbar ve şikayetlerden Genelkurmay'ın yetkisine girenleri, soruşturma yapmaksızın ve hiç bir hüküm sergileyici ifade kullanmadan, olduğu gibi, yetkili makam olan Genelkurmay Başkanlığı'na göndermesi gerekirken, yasal yetkilerini aşarak kendisine göre suç tanımı yapmış ve bunu olmaması gereken bir şekilde iddianamesine yansıtmıştır.
İDDİANAME HUKUKİ DEĞİL SİYASİ
İddianamede yer alan usul ve maddi hatalar ile noksanlar dikkate alındığında, bir cumhuriyet savcısının bu derece hukuk bilgisinden yoksun veya tecrübesiz olamayacağı, bu bariz hataları yapması için, belli bir görüşün temsilcilerinin kamuoyuna da yansımış etki ve telkinleri altında kalmış olabileceği değerlendirilmektedir.
Bu iddianamenin söz konusu bölümlerinin maksadını aşan, hukuki olmaktan çok siyasi içerikli, bazı mensuplarını hedef alarak TSK'yı yıpratmaya ve terörle mücadeledeki azim ve iradesini zayıflatmaya yönelik olduğu kanaatine varılmıştır."
Savcı için gerekli girişim yapıldı
"TSK'ya yapılan bu haksız ve maksatlı suçlamalar karşısında öncelikle anayasal sorumluluğu olanların tavır almaları, bu saldırıyı bütün yönleriyle ortaya çıkarmaları ve arkasındaki çarpık zihniyetin temsilcilerini makam, statü ve konumları ne olursa olsun açıklamaları ve haklarında işlem yapmaları gerekmektedir.Savcı hakkında gerekli girişim tarafımızdan yapılmıştır. TSK bu girişimlerin farkındadır ve sonuna kadar da takipçisi olacaktır."
Personele gerçek olmayan iddialardabulunuldu
"Jandarmanın mülki görevleri kapsamında olduğu yasalarda açık bir şekilde ifade edilmiş olmasına rağmen önleyici kolluk faaliyeti için istihbarat temini amacıyla yapılan bir görevlendirme işlemi, bölgede mülki görevi ve sorumluluğu olmayan ancak valinin kuvvet talebi sonrası kolluk kuvvetlerini harekat komutası/kontrolüne alan personel ile de böyle bir talep olmadığı halde irtibatlandırılmış ve bu personel gerçekle ilgisi olmayan suçlamalara maruz bırakılmıştır."
İnceleme tamam sıra raporda
Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya hakkında inceleme yapan Adalet Bakanlığı müfettişleri, çalışmalarını tamamlayarak dün Ankara'ya döndü.
Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in onayıyla başlatılan inceleme çerçevesinde Van'a giden iki müfettiş, buradaki çalışmalarını tamamladı. Ankara'ya dönen müfettişlerin iddianameyle ilgili olarak basında çıkan iddiaları da inceledikten sonra rapor hazırlayacakları belirtildi.
HSYK'YE GİDEBİLİR
Müfettişlerce hazırlanacak rapor, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nce incelendikten sonra, iddianameyi hazırlayan Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya ve diğer ilgililer hakkında disiplin yönünden ceza talebinde bulunulursa dosya, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na gidecek.
Asker üzerinde hükümet denetimi artırılmalı...
AB Büyükelçisi Hansjörg Kretschmer, AB Komisyonu'nun sivil-asker ilişkisinde de yeni reformlar gerekliliği ile ilgili tespitlerde bulunduğunu belirterek, "Son bir kaç yılda, sivil-asker ilişkilerinde mevzuattaki düzenlemeler ve askeriye üzerindeki sivil denetimin artırılması konusunda önemli adımlar atıldı. Ancak, askeriye üzerinde, hükümet ve meclis denetiminin artırılması için atılması gereken adımlar var. Aynı zamanda silahlı kuvvetler bütçesinin denetime açık, şeffaf hale getirilmesi beklentiler arasında. Bütün bunlar daha önce dile getirildi" diye konuştu.
Fikir7 Manset Haberler
09 Aralık, 2007
Genelkurmay savcıyı hedef aldı
Yazar:
mim
Tarih:
9.12.07
0
Makale
Eklentiler: tsk ve terör
TSK’ne veya silah almaya karar verenlere her yıl 1 milyar $ rüşvet dağıtılıyor
--------------------------------------------------------------------------------
• Dirlik •
--------------------------------------------------------------------------------
Makale Yazarı: Haber-Aktarma Tarih, Gün ve Saat : 09. Nisan 2006 14:10:37:
Yanıt Verilen Makale:
Terörizmle Mücadele Mükemmeliyet Merkezi
makale yazarı: Hilmi Özkök
-Aktarma- Tarih, Gün ve Saat : 24. Mart 2006 22:26:35:
Tuncay Özkan, bu kez de orduya yüklendi
Kanal Türk Genel Yayın Yönetmeni Tuncay Özkan, ilginç açıklamalarını sürdürüyor. Çağdaş Eğitim Vakfı’nın (ÇEV) düzenlediği sempozyuma katılan Özkan, en büyük harcama kaleminin orduda olduğunu belirterek, “Ordu muhakkak denetlenmelidir.” dedi.
Özkan, çok konuşulacak bir ifade de kullandı: “Aracılar vasıtasıyla Türk Silahlı Kuvvetleri’ne veya silah almaya karar verenlere her yıl 1 milyar dolar uluslararası pazar sahipleri tarafından rüşvet dağıtılıyor.”
Gazeteci Özkan, Çağdaş Eğitim Vakfı tarafından düzenlenen ‘2006 Türkiye’sinde Küreselleşme ve Ulusal Egemenlik’ sempozyumuna katıldı. Özkan, burada asker ve ANAP’ın eski Genel Başkanı Mesut Yılmaz arasındaki ilişkiye dikkat çekti. Mesut Yılmaz’ın, “AB’nin yolu Diyarbakır’dan geçer” sözünü hatırlatan Özkan, “Genelkurmay açıklama yaptı. ‘Şerefsiz’ dedi. Şimdi bu paşalar NATO paşası mı, bizim paşamız mı? ‘Avrupa Birliği’nin yolu Diyarbakır’dan geçer’ dediği zaman adama şerefsiz diyordu. Şimdi onu iktidar sahibi yapıyor.” diye konuştu. Küreselleşmenin dinden sonraki ikinci sorununun bu ordu komutanları olduğunu ifade eden Özkan, “Eskiden konuşan paşalar şimdi susuyor. Susanlar da konuşuyor.” dedi. Aynı sempozyumda konuşan Dr. Erol Mütercimler ise Atatürkçü ve Kemalistlerin dürüst olması gerektiğini dile getirdi. Türkiye’de herkesin kızların okuması konusunda çok ilgili olduğunu dile getiren Mütercimler, “Ama bunun içinde SOROS Vakfı’ndan da AB fonlarından da para almakta sakınca görme. Çünkü bu benim param de. Bu bir görüş. O zaman niçin küreselleşmenin aleyhinde konuşuyoruz ki? Niçin ulusal egemenlik bitti diye konuşuyoruz?” diye konuştu. Vakıflara eleştirilerini sürdüren Mütercimler şöyle devam etti: “Ben o vakıfların başında bulunanlardan daha zekiyim. Onlardan daha çok para kazanırım. Ruhumu satmaya karar verirsem dolar trilyoneri olurum.” Gençler arasında yükselen değerin ulusal egemenlik veya ulusal devlet olmadığını aktaran Mütercimler, yükselen değerlerin değiştiğini ve öğrencilerin yükselen değerinin AB olduğunu söyledi. CHP veya DSP gibi partilerin gençlerin önüne vizyon koymadığını belirten Mütercimler, “Toplumun önüne koyduğumuz önderlere toplum saygı duyuyor mu? Bir tanesine saygı duymuyor. Sözünü ettiklerim İslamcılar değil. Bizim inancımızın cephesindeki önderlerden bahsediyorum ben.” dedi.
Yıldız Teknik Üniversitesi Oditoryumu’nda düzenlenen sempozyuma ilginin az olması konuşmacıların yakınmalarına sebep oldu. Yaklaşık 50 kişinin izlediği sempozyuma Kanal Türk Genel Yayın Yönetmeni Tuncay Özkan, emekli Orgeneral Çetin Doğan, Dr. Erol Mütercimler, yazar Cengiz Özakıncı, İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nur Serter, İÜ eski Rektörü Kemal Alemdaroğlu ve CHP Denizli Milletvekili Mustafa Gazalcı katıldı. Sempozyuma katılacağı duyurulan Devlet Bakanı Prof. Dr. Mehmet Aydın ise programa gelmedi. Sempozyum sırasında bir de ÇEV’in hazırladığı kısa film gösterildi. Filmde elinde Kalaşnikof ve tabanca bulunan çocukların Türkiye’den manzaralar olarak gösterilmesi dikkat çekti. Önder Deligöz, İstanbul
09.04.2006
http://www.zaman.com.tr/?bl=haberler&alt=&trh=20060409&hn=274240
Yazar:
mim
Tarih:
9.12.07
0
Makale
Eklentiler: tsk ve Rüsvet
Rüşvet teklifini reddeden komutan irtica soruşturmasıyla tehdit edilmiş
10.02.2005
--------------------------------------------------------------------------------
Özel Kuvvetler Komutanlığı inşaa- tıyla ilgili yolsuzluk davası sürerken, askerî savcının iddianamesinde ilginç bir suçlama dikkat çekti.
Özel Kuvvetler Komutanlığı inşaatında trilyonluk giderlerin imzalanması için her yolun denendiği ortaya çıktı. Askerî savcılığın iddianamesinde yer alan bilgilere göre, brülör (doğalgaz sistemlerinde ateşleyici mekanizma) için 1,5 trilyonluk malzemeye onay vermeyen kontrol şefi Binbaşı Faruk Kurşun “hakkında irtica soruşturması var” denilerek tehdit edildi.
Kendisini MİT görevlisi olarak tanıtan Hüseyin Özcan, Binbaşı Kurşun’a söz konusu alımı onaylaması halinde ‘soruşturmayı kapatabileceğini ve 300 milyar liranın sahibi olacağını’ söyledi. Teklifi kabul etmeyen binbaşıya ‘Bu parayı sizin adınıza Çocuk Esirgeme Kurumu’na bağışlayalım.’ önerisi getiren Özcan, yine hayır cevabını alınca, “Çoluk çocuğunuz var yazık olur. Bir kez daha düşünün.” uyarısında bulundu. Askerî savcı, rüşvetin boyutunu iddianamesinde, “Aynı para ile iki yıl sonra aynı malzemeden bir yerine 6 tane alındı.” sözleriyle kayda geçirdi. Emekli Askeri Hakim Ahmet Karamanlı ise iddianamedeki ifadeleri Zaman’a şöyle yorumladı: “Haksız kazanımlar için irticanın bir tehdit unsuru olarak kullanıldığı belgelenmiştir.”
Askeri Savcı Zekeriya Duran’ın 3 Aralık 2004’te tamamladığı 118 trilyonluk Özel Kuvvetler Komutanlığı yolsuzluğu davası iddianamesinde, bir malzemenin onayı için yapılan pazarlıklar ayrıntıları ile anlatılıyor. Olay, dönemin Milli Savunma Bakanlığı İnşaat Emlak Daire Başkanlığı Kontrol Şefi Binbaşı Faruk Kurşun, makine mühendisi Gökhan Bayrı ve kendisini MİT görevlisi olarak tanıttığı öne sürülen Hüseyin Özcan arasında yaşanıyor. Binbaşı Kurşun, askerî savcıya verdiği ifadede, Özcan ile 2001 yılı Temmuz ayında Ankara İnşaat Emlak Başkanlığı’ndan İstanbul Tuzla’ya atanan makine mühendisi Gökhan Bayrı’nın isteğiyle bir pastanede buluştuklarını ifade etti.
Binbaşı Kurşun daha sonra olayın şöyle geliştiğini anlattı: “Gökhan Bayrı, benim hakkımda irtica ve rüşvet nedeniyle Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na (KKK) bir ihbar geldiğini söyledi. Bu bilgiyi bir MİT görevlisi arkadaşından aldığını vurguladı ve sonra bu kişiyi telefonla aradı. Söz konusu kişi yanında bir kadınla pastaneye geldi. Kendisini MİT elemanı Mustafa olarak tanıttı ve KKK Kurmay Başkanı namına soruşturma yürüttüğünü, benim irtica ve rüşvet ihbarları nedeniyle tayin durumunda olduğumu söyledi. ‘Senin müteahhit Ali Osman Özmen’le bir brülör meselen varmış, bunun değeri 1,5 trilyonmuş ve Oğulbey inşaatlarında kullanılacakmış. Sen bu işe evet dersen bu 1,5 trilyonunun 300 milyarını sana vereceğiz.’ dedi. Reddettim. Bunun üzerine ‘300 milyarı sizin adınıza Çocuk Esirgeme Kurumu’na bağışlayalım.’ dedi. Onu da kabul etmeyince, ‘Çoluk çocuğunuz var yazık olur, bir kez daha düşünün.’ diyerek pastaneden ayrıldı.”
Makine mühendisi Gökhan Bayrı, savcılığa verdiği ifadede, buluşmayı önce anlatmadı, ancak Binbaşı Kurşun ile savcılıkta yapılan yüzleşme sırasında ifadeleri doğruladı. Gökhan Bayrı, kendisini MİT elemanı olarak tanıtan Mustafa isimli kişinin aslında Milli Savunma Bakanlığı Teknik Hizmetler Dairesi’nde çalışan sivil memur Hüseyin Özcan olduğunu öne sürdü. Görüşme talebinin kendisini MİT’çi olarak tanıtan Özcan’dan geldiğini anlatan Bayrı, “Özcan, Faruk Binbaşı’ya irtica ile ilgili dosyayı kapatabileceğini, karşılığında da onun Oğulbey inşaatlarındaki olumsuz yaklaşımını sona erdirmesi gerektiğini söyledi.” dedi. Bayrı, Özcan’la hemşehrilik kaynaklı tanıştıklarını, kendisine daha önce sağlık problemleri ve tayin konusunda yardımcı olduğunu vurguladı.
Suçlamaların hedefinde yer alan Hüseyin Özcan ise savcılığa verdiği ifadesinde kendisini şöyle savundu: “İrticaya karışan mühendis subayların tayinleri ile ilgili duyum aldım. Genel olarak söyledim, özel olarak Kurşun’la ilgili bir uyarım olmadı. Kendimi MİT görevlisi olarak tanıtmadım. Müteahhit Özmen adına brülör kazanlarını kabul etmesi için rüşvet teklif etmedim.”
Askeri Savcı Zekeriya Duran’ın hazırladığı iddianamede, Bayrı ve Kurşun’un anlatımlarıyla bu buluşmanın tesadüflerle izah edilemeyeceği vurgulanıyor. İddianamede, fahiş fiyatla satılmak istenen brülörlerin rüşvetin teklif edildiği yıldan iki yıl sonra yaklaşık 1 tanesi fiyatına 6 tane alındığının tespit edildiği belirtiliyor. İddianamede, Binbaşı Faruk Kurşun hakkında suni granit imalatıyla ilgili olarak Ankara İnşaat Emlak Başkanlığı İnşaat Şube Müdür Vekili iken kontrol görevini savsakladığı iddiasıyla 6 aydan 3 yıla kadar cezalandırılması ve memuriyetten men edilmesi istendi. Makine Mühendisi Yüzbaşı Gökhan Bayrı hakkında, Özcan ile Kurşun arasında irtibat sağlamak suretiyle “rüşvete aracılık yapmak suçu”ndan cezalandırılması ve TSK’dan çıkarılması talep edildi. Hüseyin Özcan hakkında ise rüşvete aracılık etmek suçundan 4 yıldan 12 yıla kadar hapis ve memuriyetten ömür boyu men cezası istendi.
İyigün Paşa da aynı suçlamadan yakınmıştı
Eski Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanı emekli Korgeneral İzzettin İyigün de, irtica suçlamalarına maruz kalanlar arasında bulunuyor. İyigün, 21 Haziran 2004’te Hürriyet Gazetesi’ne verdiği mülakatta şunları anlatmıştı: “Orduya hatalı ambulanslarını aldırmadığım için ünlü bir holding patronu terfime engel oldu. Aracı üreten holdingin sahibinin emrinde çalışan bir emekli general kapıma dayandı. ‘Önümüzde şûra toplantısı var, emekli olmaya mı karar verdin?’ diye tehdit etti. Ayrıca, Türkmen olduğum halde ‘aşiret reisi Kürt’ yalanında bulunanlar çıktı. Camiye gittiğim ve eşimden boşandığım yolunda iddialar ortaya atıldı.”
zaman
Yazar:
mim
Tarih:
9.12.07
0
Makale
Eklentiler: tsk ve Rüsvet
Generale tezgah mý kuruldu?
ADEM DEMÝR / ÝSTANBUL
AKÝT - 25 EKÝM 2001
Genelkurmay Baþkanlýðý iki günden beri bir general tarafýndan yazýldýðý iddia edilen bir mektup sebebiyle çalkalanýyor. Bir internet haber sitesinden tuðgeneralin ismi kullanýlarak, Türk Silahlý Kuvvetlerin bünyesindeki yolsuzluklara dikkat çekilen 7 sayfalýk mektup tam bir bilmeceye döndü.
GENELKURMAY KARIÞTI
Eskiþehir 1. Taktik Hava Kuvvetleri Komutanlýðý'nda görevli Tuðgeneral Mustafa Fýrat imzasýyla yayýnlanan mektup, komutan tarafýndan red edilirken, mektubun içeriði dudak uçuklatan cinsten. Türkiye'deki; usulsüzlük, vurgun, soygun, talan ve yolsuzluk iddialarýný kamuoyuna yansýtan www.yolsuzluk.com adlý internet sitesinden 1. Ana Jet Üs Komutaný Hava Tuðgeneral Mustafa Fýrat'ýn ismiyle "Bir generalin Feryadý: Saltanat Generallere Geçti" baþlýðýyla yer verilen mektup, Hava Kuvvetleri Komutanlýðý ile Genelkurmay Baþkanlýðý'ný karýþtýrdý.
Genelkurmay Baþkanlýðý ile Hava Kuvvetleri Komutanlýðý yetkililerinin söz konusu mektubun Tuðgeneral Mustafa Fýrat tarafýndan kaleme alýnýp alýnmadýðýný ortaya çýkarmak için harekete geçtikleri belirtilirken, ismi kullanýlan Tuðgeneral Fýrat'ýn, söz konusu mektubu yazmadýðý ileri sürüldü.
KOMUTAN YIPRATILMAK MI ÝSTENÝYOR?
Konu ile ilgili olarak görüþmek istediðimiz 1. Ana Jet Üs Komutaný Tuðgeneral Mustafa Fýrat, mektubu kesin bir dille reddetti. 1 yýl deðil dört yýllýk general olduðu öðrenilen Tuðgeneralin, söz konusu mektubu yazanlar ile bunu internet sitesinde yayýnlayanlara ateþ püskürdüðü belirtildi. Hava Kuvvetleri Komutanlýðý ile Genelkurmay Baþkanlýðý'nýn ilgili yetkililerine gerekli bilgiyi verdiði öðrenilen Mustafa Fýrat'ýn, "generallerin nasýl bir saltanat sürdüklerine" iliþkin mektubun kimler tarafýndan yazýldýðýný tespit ettirmek için harekete geçtiði bildirildi.
FIRAT, DÖRT YILLIK GENERAL
"Ben Eskiþehir'de görev yapan 1 yýllýk bir generalim. General olana kadar beslediðim ideallerle, general olduktan sonra karþýlaþtýðým tablo, yaþadýðým ve gözlediðim olaylar beni tam bir hayal kýrýklýðýna uðrattý. Bir nebze olsun bu yanlýþlýklarýn düzelmesi ümidiyle ve vicdanen bu mektubu yazmaya ihtiyaç hissettim. Faturasýnýn aðýr olacaðýný bile bile..." ifadeleriyle baþlayan mektupta, TSK'nýn bünyesinde görev yapan üst düzey yetkililerin saltanat yaþadýklarý ileri sürüldü.
Tuðgeneral Mustafa Fýrat'ýn emir subayý; komutaný yýpratmak amacýyla mektup yazdýðýný ve iftira attýðýný öne sürdü. Paþa'nýn yayýn sebebiyle büyük üzüntü duyduðunu, bunu yapan kiþilerin kimler olduðunun ortaya çýkartýlmasý için de gerekli çalýþmalarýn baþladýðýný ifade ederek, iftira ve karalamalara gerekli cevabýn verileceðini söyledi.
MEKTUPTA NELER YOK KÝ?
"3 Mart 1924 tarihinde kaldýrýlan saltanatýn, ilerleyen zaman içerisinde generallere, rütbeleriyle orantýlý olarak paylaþtýrýldýðý, özellikle Türk Silahlý Kuvvetleri'nde görev yapmýþ ve yapmakta olan insanlar tarafýndan bilinmektedir. Sokaktaki bir astsubay, çavuþ ya da teðmene ve hatta bir onbaþýya dahi sorsanýz size en yakýn generaliyle ilgili sayýsýz yolsuzluk ve keyfilikleri bir bir sýralayacaktýr." Ben de bu çerçevede sizlere bazý örnekler sýralayacaðým. Ýþte bunlardan birkaçý cümleleriyle devam eden tartýþmalý mektupta, Türk Silahlý Kuvvetleri'nin bünyesindeki bazý üst düzey yetkililerin, uçmuþ gibi yapýp alýnan ödenekler, özel iþler için yapýlan hava seferleri, TSK'ya ödetilen özel cep telefon faturalarý, adý hediyeye dönüþen rüþvetler, milyarder olan kantinciler, VIP uçaðý olarak kullanýlan tanker uçaklarý ve daha pek çok hukuksuz iþleme neden olduklarý iddia edildi.
KONU BAÞLIKLARI BÝLE HERÞAYÝ ANLATIYOR
Ordu içindeki iþleyiþi çok iyi bilen birileri tarafýndan yazýldýðý, sanal ortamdaki tartýþmalý uzun mektup þu konu baþlýklarýndan oluþuyor: Hava Kuvvetleri Envanterindeki CN-235 CASA Uçaklarýnýn Kullanýmý, Üslerdeki Pilotlarýn Yýllýk Uçuþ Saatleri ile Uçak Uçuþ Kayýtlarýnýn Birbirinden Farklý Olmasý, Kantin Gelirlerinin Kullanýmý, Makama Tahsisli Araçlarýn Kullanýmý, Komutan Konutlarýna Alýnan Eþyalar ve Konularýn Tadilatý, Komutan Konutlarýna Birlik Levazým Amirliklerinden Malzeme Verilmesi, Makama ve Konuta Tahsisli Telefon ve Cep Telefonlarýnýn Kullanýmý, Tasarruf Tedbirlerini Delme Yöntemleri, Komutan Tabildotlarýnýn (Diðer Personelin Aksine) Fiyatlarýnýn da Bol Olmasý, Çoðu Komutanlarýn Etik (Ahlaki) Kaygý içerisinde olmamalýdýr, 11nci Hava Ana Ulaþtýrma Ana Üs K.lýðýnda VIP Yolu Ýhdas Edilmesi, Hava Ýkmal Bakým Merkezleri Ahþap Atölyelerinin Bazý Komutanlar Tarafýndan Mobilya Atölyesi Olarak Kullanýlmasý, Komutanlarýn Çocuklarýnýn Askerlik Yaptýklarý Yerler ve Hangi Koþullarda Askerlik Yaptýklarý, Kartal Vakfý, Ýncirlikte Görev Yapan Tanker Uçaklarýndan 1 adedinin VIP Uçaðý Olarak Kullanýlmasý, Yurtdýþý Toplantý ve Göreve Gidiþlerdeki Savurganlýk, Sosyal Tesislerdeki Personel istihdamý...
GENELKURMAY BAÞKANLIÐI YABANA ATMAMALI
Genel ifadelerin yer aldýðý ve "Vicdan sahibi asker ve sivil erkana sesleniyorum; Türk Silahlý Kuvvetleri elden gidiyor" mesajýyla biten uzun ve tartýþmalý mektubun ne maksatla ve kimler tarafýndan yazýldýðý þimdi merak konusu oldu. Komutan tarafýndan reddedilen, ancak kimler tarafýndan yazýldýðý meçhul mektup konusunda Genelkurmay Baþkanlýðý'nýn nasýl tavýr sergileyeceði merak ediliyor. Özellikle medyadaki haberleri titizlikle inceleyen ve anýnda kamuoyunu bilgilendirmeye özen gösteren Genelkurmay Baþkanlýðý'nýn, söz konusu mektubun Tuðgeneral Mustafa Fýrat tarafýndan yazýlmadýðýný ispatlamasý durumunda bile mektubun içeriðindeki iddialarý yabana atmamasý gerektiði vurgulanýyor.
Yazar:
mim
Tarih:
9.12.07
0
Makale
Eklentiler: tsk ve yolsuzluklar
TSK'da Yeni Yolsuzluk -Düzeltme-
26 09 2007 de yayınlamış olduğumuz"TSK'da Yeni
Yolsuzluk İddaları' Başlığı altında yayınlamış olduğumuz haberde zanlı olarak adı geçenlerden M. Yenigün Hakkındaki iddiaların asılsız olduğu Mahkeme Kararı ile tescillenmiştir.
|
Cevap ve düzeltme metni,
Yazar:
mim
Tarih:
9.12.07
0
Makale
Eklentiler: tsk ve yolsuzluklar
eski Jandarma Genel Komutanı Eruygur hakkında yolsuzluk soruşturması

TSK'da gündem: Yolsuzlukla savaş
Emekli Orgeneral Şener Eruygur'un Milli Savunma Bakanlığı Müsteşarı olduğu dönemde, bazı askeri ihalelerde usulsüzlük yapıldığı ileri sürülüyor.
Askeri savcılık, eski Jandarma Genel Komutanı Eruygur hakkında yolsuzluk soruşturması açmak için Genekurmay'dan izin istedi
21/12/2004 (554 kişi okudu)
RADİKAL - ANKARA - Türk Silahlı Kuvvetleri, kendi içindeki yolsuzluk iddialarını takibe almayı sürdürüyor. Son olarak eski Jandarma Genel Komutanı
emekli orgeneral Şener Eruygur, hakkındaki iddialar askeri savcılıkça incelemeye alındı.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'ün talimatıyla başlatılan yolsuzluk soruşturmasından ilki geçen ay sonuçlandırılmıştı. Genelkurmay Askeri Savcılığı, emekli oramiral İlhami Erdil hakkında 1999-2001 yılları arasında Deniz Kuvvetleri Komutanı iken, 'görevini kötüye kullandığı' gerekçeleriyle Genelkurmay Askeri Mahkemesi'nde kamu davası açmıştı. İddianamede 18 yıla kadar hapsi istenen Erdil'in yanı sıra eşi Selma Füsun Erdil, kızı Deniz Halide Erdil, emir subayı yardımcısı ve emir subayı yardımcısının kız kardeşi hakkında da 3'er yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. Davanın ilk duruşması bugün Genelkurmay Askeri Mahkemesi'nde.
İkinci bomba
Genelkurmay Askeri Savcılığı, bu kez bir başka kuvvet komutanını da kapsayabilecek 39 sanıklı yeni bir davaya imza attı. Askeri savcılığın, 2003 yılındaki ihbarların işleme konulmasını isteyen Genelkurmay Başkanlığı'nın talimatıyla başlatıp 3 Aralık'ta sonuçlandırdığı soruşturmada aldığı askeri ihalelerle ünlenen müteahhit Ali Osman Özmen başrolde. Özmen, bu soruşturma kapsamında geçen mayısta çıkarıldığı askeri mahkemede tutuklanmıştı. Soruşturmadaki suçlamanın konusunu Ankara'nın Gölbaşı ilçesindeki Özel Kuvvetler Komutanlığı binasının 10 yıldır bitirilemeyen inşaatıyla ilgili rüşvet, dolandırıcılık, sahtecilik ve görevi kötüye kullanma iddiaları oluşturuyor. Özmen'in diğer askerlerle birlikte devleti 132 trilyon lira zarara uğrattığı ileri sürülüyor. Soruşturmanın en ciddi sonucu, ikisi de bir dönem en üst rütbede görev yapan iki komutanı da kapsaması. Söz konusu dönemde Milli Savunma Bakanlığı (MSB) müsteşarlığı yapan eski Jandarma Genel Komutanı
emekli orgeneral Şener Eruygur ile eski MGK Genel Sekreteri emekli orgeneral Tuncer Kılınç'ın ismi de dosyaya girdi. Dönemin MSB İnşaat Emlak Daire Başkanı Tuğgeneral Yaşar Öney ve Tümgeneral Kenzi Suner için de soruşturma izni istendi. Askeri savcı suç tarihinin 1997 olması nedeniyle Kılınç'ın durumunun zamanaşımına uğrayacağını tespit etti. Savcılık Eruygun hakkında ise soruşturma izni için Genelkurmay'a başvuruda bulundu.
Kılınç: Bir şey çıkmaz
Kılınç, hakkındaki iddiaları şöyle değerlendirdi: "Uyanık müteahhitlerin yaptığı işler var. Ben bunları bilemem. Zaten benimkisi zamanaşımına uğramış. O dönem müsteşar olarak amirime dosyaları sunmuşum. Bunun görevi kötüye kullanmak olduğunu söylüyorlar. Bundan bir şey çıkacağını sanmıyorum."
Yazar:
mim
Tarih:
9.12.07
0
Makale
Eklentiler: tsk ve yolsuzluklar
TSK'daki yolsuzluğu anlatmak suç mu?
Emekli yüzbaşı Murat Pabuç hakkında, ordudaki yolsuzlukları anlattığı kitabı için düşünceyi cezalandıran TCK'nın 301. maddesinden soruşturma açıldı. Gazeteci Hrant Dink'e ceza verilmesine, yazar Orhan Pamuk'un hakkında dava açılmasına dayanak yapılan, düşünceyi, ifade özgürlüğünü cezalandıran TCK 301. madde bir kez daha gündemde. Savcılık, Genelkurmay Başkanlığı'nın 'Boyalı Bank Nöbetini Terk Etmek' adlı kitabında orduya hakaret ettiği gerekçesiyle suç duyurusunda bulunması üzerine emekli yüzbaşı Murat Pabuç hakkında soruşturma başlattı.
Alınan bilgiye göre, Genelkurmay Adli Müşaviri Hâkim Tuğgeneral Hıfzı Çubuklu imzasıyla Adalet Bakanlığı'na gönderilen 13 Ekim tarihli 'gizli' yazıda, Pabuç'un kitabında TCK'nın 301. maddesinde yazılı 'Türk Silahlı Kuvvetleri'ni (TSK) alenen aşağılamak' suçunun işlendiği öne sürülerek gereğinin yapılması istendi. Yazıda, bu soruşturmanın Pabuç hakkında halen süren davayla birlikte değerlendirilmesi önerisi de yer aldı.
Bakanlığın, Genelkurmay'ın yazısını iletmesi üzerine Kadıköy Başsavcılığı harekete geçti. Başsavcılık, kitap hakkında rapor hazırlaması için Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim görevlisi Ayşe Nuhoğlu'nu bilirkişi olarak atadı. Bilirkişiye 27 Ekim'e kadar süre veren Başsavcılık, emekli subay Murat Pabuç'un ifadesine başvurdu.
Pabuç: Olaylar gerçek Murat Pabuç, ifadesinde, suçlanan kitabında 21 yıllık askerlik yaşamında görevliyken başından geçen kimi anılara, yolsuzluklar konusunda işlem yapılması için yaptığı suç duyurularına yer verdiğini anlattı. Kitabındaki tüm yazılanların yaşanmış olduğuna dikkat çeken Pabuç, orduyu aşağılamak kastı bulunmadığına dikkat çekti. Pabuç hakkında daha önce Genelkurmay Başkanlığı'nın suç duyurusu üzerine, aylık 'Sol' dergisinin Şubat 2005 tarihli sayısındaki 'Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Toplumsal Rolündeki Değişim' ve 'NATO'cular İşlerini Sağlama Alıyorlar' başlıklı yazıları nedeniyle dava açılmıştı. 1 Haziran'da yürürlükten kalkan TCK'nın ünlü 159. maddesine muhalefetle suçlanan Pabuç'un yargılanması sürüyor.
Bir duruşma da bugün TCK 301. maddenin bir hedefi de gazeteci Rahmi Yıldırım. Yıldırım hakkında, yine Genelkurmay'ın şikâyeti üzerine 'İş Bilenin Kılıç Kuşananın' başlıklı yazısıyla ilgili açılan ve karar aşamasındaki davaya bugün Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nde devam edilecek.
radikal
kaynak:haber7.com-haber3.com
Yazar:
mim
Tarih:
9.12.07
0
Makale
Eklentiler: tsk ve yolsuzluklar
Yolsuzlukla Cephe Savaşı
Haber Linki: http://www.sabah.com.tr/2005/02/25/gnd101.html
Genelkurmay Başkanı Özkök'ün emriyle ordu ihalelerindeki yolsuzlukların haritası çıkarıldı, yeni savaş planı oluşturuluyor.
DOSYALAR TEK TEK AÇILDI
Orgeneral Özkök'ün talimatıyla, Genelkurmay Yolsuzlukla Mücadele Kurulu ve Lojistik Başkanlığı ordudaki ihalelerle ilgili ihbarları incelemeye aldı. Açılan "Alo İhbar" hattına gelen şikâyetler tek tek değerlendirildi. Tüm dosyalar yeniden açılarak hangi ihalede ne tür yolsuzluğun gündeme geldiği araştırıldı.
İHALELERE "KIRMIZI KİTAP"
Uluslararası ihalelerle, inşaat, giyim ve iç tedarik ihalelerindeki yolsuzluk tipleri sınıflandırıldı. Önlem önerilerinin de yer aldığı çalışma, Org. Özkök'ün onayından sonra Türk Silahlı Kuvvetleri'nin "Yolsuzlukla Mücadele Konsepti" haline dönüşecek. Konsept ilgili kurumlara da bildirilecek.
Yolsuzluk muharebesi
Genelkurmay Lojistik Başkanlığı, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'ün emriyle, TSK içinde "Yolsuzlukla Mücadele Konsepti" hazırlıklarına başladı.
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) yolsuzlukla mücadele için yeni bir konsept geliştiriyor. Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral İlhami Erdil'i hakim karşısına çıkartan, eski Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Şener Eruygur'u soruşturan TSK yolsuzlukla mücadelede izleyeceği yol haritasını hazırlıyor. Genelkurmay Lojistik Başkanlığı, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'ün emriyle, "Yolsuzlukla Mücadele Konsepti" hazırlıkları yürütüyor. Hazırlıklarda Genelkurmay Yolsuzlukla Mücadele Kurulu da aktif olarak çalıştı.
ÖZKÖK EMİR VERDİ
SABAH'ın edindiği bilgiye göre Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök bir süre önce Genelkurmay Lojistik Başkanlığı'na emir vererek özellikle TSK içindeki yolsuzluk iddialarının araştırılmasını istedi. Org. Özkök, yapılan bu çalışma sonunda hangi ihale ve işlerde ne tür yolsuzlukların yapıldığının belirlenmesi talimatını verdi. Org. Özkök'ün bu emri Genelkurmay Başkanlığı bünyesinde bulunan kuvvet komutanlıkları ile Genelkurmay temsilcilerinden oluşan ve ayda bir düzenli olarak toplanan Yolsuzlukla Mücadele Kurulu'nun gündemine alındı. Genelkurmay kaynaklarının verdiği bilgiye göre, Kurul ve Lojistik Başkanlığı, imzalı-imzasız yolsuzluk ihbarlarını tek tek inceledi. Hangi ihalelerde ne türden yolsuzlukların yapıldığını belirledi. Bu çalışmalar sonunda oluşturulan ve Org. Özkök'ün onayından sonra son şeklini alacak olan "Yolsuzlukla Mücadele Konsepti" ilgili kurumlara da bildirilecek. Bu metinde yolsuzluklara karşı alınması gereken önlemler de bulunacak.
USULSÜZLÜK TİPLERİ
TSK'nın bundan sonra yolsuzlukla mücadele konusunda izleyeceği yol haritası niteliğini taşıyacak olan konseptin taslağındaki bulgulara göre yolsuzluk iddiaları şu şekillerde sınıflandırıldı:
ULUSLARARASI İHALELER: Konseptin bu bölümünde TSK'nın ihtiyacı olan savunma ve saldırı amaçlı silah ile diğer mühimmatın alımlarındaki usulsüzlük iddiaları tartışılacak. Dış alımlardaki usulsüzlük iddialarında siyasilerin etkisine işaret edilecek.
İNŞAAT İHALELERİ: Bu işlemlerde genellikle "ihaleye fesat karıştırma" suçunun işlendiği tespiti yapılacak.
GİYİM İHALELERİ: Konseptin bu bölümünde muayene komisyonlarının gereği gibi çalışmadığı ve bu nedenle şartnamelere aykırı mal kabul ettirildiği vurgulanacak.
İÇ TEDARİK: Askeri personelin bu ihalelerde görevi kötüye kullanma ve görevi ihmal suçlarını ağırlıkla işledikleri tespiti yer alacak.
Yazar:
mim
Tarih:
9.12.07
0
Makale
Eklentiler: tsk ve yolsuzluklar
TSK’da yolsuzluk davasına devam edildi
18/10/2005
TSK'nın 1998-2001 yılları arasında yurtdışından aldığı askeri malzeme nakliyesine dair yolsuzluk davasına devam edildi. Davada 13 kişi için 3 ay ile 3 yıl arasında hapis cezası isteniyor. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) 1998-2001 yılları arasında yurtdışından aldığı askeri malzeme ve mühimmatların nakliyesine ilişkin ihale ve protokollerde yolsuzluk yapıldığı iddiasıyla açılan davaya devam edildi. Genelkurmay Askeri Mahkemesi'nde görülen davanın bugünkü duruşmasına, eski Deniz Nakliyat A.Ş Genel Müdürü Nevzat Bilican'ın da aralarında bulunduğu 11 sanık ile sanıkların avukatları katıldılar. Duruşmada savunma yapan emekli Milli Savunma Bakanlığı Dış Tedarik Dairesi Tıbbi Malzeme Şube Müdürü Fatma Çaycı, askeri mühimmat nakliyesi için ihale ya da protokol hazırlama görev ve yetkisi bulunmadığını ifade etti. Yurtdışından alınan tıbbi malzemenin zarar görmeden ve zamanı nda Türkiye'ye getirilmesiyle görevli olduklarını anlatan Çaycı, beraatini talep etti. Milli Savunma Bakanlığı Dış Tedarik Dairesi Plan ve Yönetim Şube Müdürlüğü'nden emekli albay Tahir Öztürk de taşıma bedellerinin Dış Tedarik Şube Müdürlüğü'ndeki belirlenmiş tarifeye göre ödendiğini savundu. İddianamede, yurtdışından alınan askeri mühimmat, malzeme ve eşyaların, Türkiye'ye deniz yolu ile getirilmesine ilişkin ihale ve işlemlerde, 'görevi ihmal, görevi kötüye kullanma ve bu suçlara iştirak etmekten", dönemin MSB Dış Tedarik Dairesi Başkanlığı görevlileri ile DB Deniz Nakliyat T.A.Ş ve ALKO A.Ş yetkilerinin aralarında bulunduğu 14 kişi hakkı nda, 3 ay ile 3 yıl arasında değişen hapis cezaları isteniyor
Yazar:
mim
Tarih:
9.12.07
0
Makale
Eklentiler: tsk ve yolsuzluklar
TSK’da kalite çetesi
06-08-2002 Milliyet
Soruşturma çerçevesinde 2 albay, 3 yarbay ve 1 binbaşı tutuklandı
Milli Savunma Bakanlığı’nın açtığı giyim ihalelerini kazanan bazı firmaların kalitesiz ürünlerine menfaat karşılığı "yüksek kalite" onayı verildiği ortaya çıktı
TOLGA ŞARDAN Ankara
Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı, Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki (TSK) son yılların en büyük organize suç örgütünü ortaya çıkardı. Soruşturmada, aralarında albay ve yarbayların da bulunduğu kalite uzmanlarının, Milli Savunma Bakanlığı’nın açtığı giyim - kuşam ihalelerini kazanan firmaların teslim ettikleri kalitesi düşük ürünlere menfaat karşılığı "yüksek kalite" onayı verdikleri saptandı. Soruşturma çerçevesinde 2 albay, 3 yarbay, 1 binbaşı tutuklanarak Mamak Askeri Cezaevi’ne konulurken, sanıklar hakkında TCK’nın 313. maddesine göre, "teşekkül oluşturmak" suçundan dava açıldı.
İşadamının ihbarı üzerine çıktı
Askeri Savcı Kıdemli Albay Saim Öztürk’ün yürüttüğü soruşturma, MSB’nin özellikle TSK personelinin giyim kuşam ihtiyaçlarını gidermek amacıyla açtığı ihalelere giren Ankara’nın önde gelen işadamlarından birisinin ihbar mektubuyla başlatıldı. İhalelere giren firmaların teslim ettikleri mallara teslimat öncesinde kalite onayı veren Ankara Kalite Yönetim Bölge Başkanı Kimya Albay Feridun Cengiz Seçkin’in, firma sahibine sürekli seyahat giderlerini karşılattığının anlaşılması üzerine, telefonları dinlemeye alındı. Böylece bazı işadamlarının kalite uzmanlarıyla yakın bağlantıları olduğu, uzmanların menfaat karşılığı kalitesi düşük mallara yüksek kalite onayı verdiği, yüzdeyle rüşvet aldıkları saptandı.
Telefon konuşmaları dinlendi
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun "sonuna kadar gidilecek" talimatının ardından savcılık, son 10 yılda MSB’nin gerçekleştirdiği ihaleleri yeniden inceledi. Bu kapsamda Seçkin’in yanı sıra, Kalite Yönetim Bölge Başkanlığı 2 no’lu muayene komisyon başkanı Albay Ali Altıntaş, İstanbul Kalite Yönetim Bölge Başkanı Yarbay Fahri Gürellier, İstanbul İç Tedarik Bölge Başkanlığı 1 no’lu satın alma komisyon üyesi Yarbay Adnan Tunçer, Erzurum Teftiş Kurulu 14 no’lu levazım müfettişi Yarbay Mustafa Şanver, İstanbul Kalite Yönetim Bölge Başkanlığı 1 no’lu muayene komisyon başkanı Binbaşı İsa Bayrak, kalite yönetim başkanlığında görevli sivil memur Neşe Suyadal, sivil memur Perihan Yavuz tutuklandı.
Eşleri de cezaevine girdi
MSB’nin birçok ihalesini kazanan işadamı İrfan Aydın’ın yanı sıra, tutuklanan askeri personelin eşleri ve yakınları da, suça ortak oldukları gerekçesiyle tutuklanarak Ulucanlar Kapalı Cezaevi’ne konuldu. 3 subayın da tutuksuz yargılanacağı davanın 52 sanığının ilk duruşmaya 9 Ağustos’ta çıkacağı kaydedildi.
Trilyonluk albay
Organizasyonun bir numaralı ismi Seçkin’in isteği doğrultusunda raporlar hazırlandığını belirleyen Öztürk, Seçkin’in "1 trilyon liradan fazla" şüpheli malvarlığının bulunduğunu, ayrıca edindiği malvarlığını gizlediği konusunda deliller bulunduğunu kaydetti. Öztürk, Seçkin’in kardeşi, tutuklu sanık Oğuzhan Seçkin’in, ağabeyinin tutuklanmasından sonra eşi Deniz Seçkin ile Yeşilköy’deki HSBC şubesine giderek adlarına kayıtlı kasayı boşalttıklarını belirledi. Oğuzhan Seçkin’in, kendi üzerindeki 4 gayrimenkulle, Mercedes ve Opel Omega araçları da, kayınbiraderlerinin üzerine kaydettirdiği saptandı.
Yazar:
mim
Tarih:
9.12.07
0
Makale
Eklentiler: tsk ve yolsuzluklar