Fikir7 Manset Haberler

09 Aralık, 2007

Şirket Paşaları ve Ötesi

-B.Bekdil
16-06-2007
referansgazetesi.com
Burak Bekdil


"Türkiye’nin yıllık silah, silah sistemi ve modernizasyon alımı yaklaşık 4 milyar dolar civarındadır. Bunun büyük bir kısmı yabancı silah üreticilerinden tedarik edilir. Yabancı şirketlerden yapılan alımların aracıları (temsilcileri) genellikle Türk firmalarıdır... İşte, birçok emekli subayın (binbaşıdan çeşitli generallik rütbelerine kadar) bankalar veya holding şirketlerinden daha faal olduğu alan, kayıtdışı olsa da burasıdır"
’Şirket Paşaları’ Forbes’a kapak oldu
Emekli generaller: 'Mevduatımızı çekeriz'
OYAK hakkında bütün bilmek istedikleriniz-M.Altan



Forbes dergisi, haziran sayısında emekli paşaların özel sektör maceralarını detaylandıran geniş bir yazıya yer verdi.Yazıya göre emekli paşaların profesyonel yöneticilik vasıflarından yararlanma yoluna giden özel sektör kuruluşları arasında bankalar, batık bankalar, holding şirketleri, Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı’na ait savunma şirketleri, özel güvenlik şirketleri, bir sabun-deterjan üreticisi, tekstil, ulaştırma, medikal ürün firmaları, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ile iş yapan bir özel tersane ile Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na satış yapan bir zırhlı araç üreticisini de bünyesinde bulunduran bir holding var.

Tamam; emekli askerlerin hizmetinden yararlanma yoluna gitmek özellikle ABD’de kabul gören bir yöntem; yani uluslararası bir pratik. Yine tamam; birçok sivil bürokrat da emekli olduklarında “kamu hizmetinde görev yaptıkları alanda faaliyet gösteren” özel sektör kuruluşlarında mesleki birikimlerini değerlendiriyorlar. Ancak Genelkurmay Başkanı'nın basın toplantısının Başbakan'ınkinden daha fazla ilgi çektiği bir ülkede “şirket paşaları”yla ilgili olarak biraz daha şüpheci olmamız normal karşılanmalı.

Askerlere neden ihtiyaç duyulur

Neden, mesela, bir banka yönetim kurulu emekli bir generalin değerli hizmetlerinden faydalanmak ihtiyacı duyar ya da bir sabun-deterjan üreticisi? Yine de analitik kolaylık açısından bu tür iş kontratlarının melekler kadar masum olduğunu varsayalım. Peki ya Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ile iş yapan özel sektöre ait tersane için çalışan emekli amiral; Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na zırhlı araç satan holdingin yönetim kurulu başkan danışmanı paşa?

Bir devlet görevlisinin, (asker ya da sivil) bugün pazarlık masasının bir tarafında, yarın diğer tarafında oturuyor olması ne derece etik olabilir? Hadi bunları da “meleklerin masumiyeti” kategorisinde görelim.

Bir askeri vakfın çoğunluk hissesine sahip olduğu TAI, TEI, Havelsan, Aselsan, Roketsan gibi savunma şirketlerinin üst düzey yönetiminin ağırlıklı olarak emekli askerlerden oluşması tesadüf olabilir mi? Peki bu şirketlerde çalışanların özel sektörle mukayese edildiğinde şaşırtıcı bir ağırlıkla faal ya da emekli askerlerin yakınları olmaları ya da bu tür akrabalık ilişkileri olmayan meslektaşlarına göre daha kolay yükselmeleri, daha iyi görevlere getirilmeleri? Hadi bunların da “doğal hayatın gereği bir masumiyet sınırında” olduğunu kabul edelim. Peki Forbes dergisindeki yazıda yer almayan ancak emekli paşaların sayıca -ve muhtemelen etkice- daha faal olduğu bir başka iş alanını nasıl görmezden gelmemiz beklenebilir?

Emekli paşaların işlevi

Türkiye’nin yıllık silah, silah sistemi ve modernizasyon alımı yaklaşık 4 milyar dolar civarındadır. Bunun büyük bir kısmı yabancı silah üreticilerinden tedarik edilir. Yabancı şirketlerden yapılan alımların aracıları (temsilcileri) genellikle Türk firmalarıdır. Konuyu biraz daha açalım.

İşte, birçok emekli subayın (binbaşıdan çeşitli generallik rütbelerine kadar) bankalar veya holding şirketlerinden daha faal olduğu alan, kayıtdışı olsa da burasıdır. Emekli subaylar temsilci firmalarla karşılıklı güvene dayalı sözlü anlaşmalar yapabilir, bir yakınlarının bu firmalarda resmi veya gayri resmi istihdam edilmesini sağlayabilir veya resmen bu firmalara danışmanlık yapıyor olabilirler.

Ayrıca kendi firmalarını kurarak neredeyse istisnasız olarak Türk savunma sanayii piyasasından pay almak için yarışan yabancı firmalara danışmanlık hizmeti veriyor olabilirler. Hatta bazı durumlarda yabancı firma ve/veya temsilcisiyle “kıran kırana” pazarlık yürüten subayların emekli olur olmaz soluğu bu firmalarda aldığı dahi görülmüş olabilir. Üstelik bütün bunların hepsi de “meleklerin masumiyeti” ile yarışabilir.

Yine de bu tabloya bakınca insanın aklına bazı sorular takılıyor:

Emekli paşaların kurduğu danışmanlık firmaları müşterilerine dünya hububat fiyatları veya finansal piyasa analizi konularında hizmet veriyor olabilir mi?

Askeri vakıf şirketlerinde asker yakını kaç kişi çalışmaktadır?

Temsilci firmalarda asker yakını hangi “genç yetenekler” çalışmaktadır?

Bazı işadamlarımız için zaman zaman Ankara veya İstanbul’un ünlü mekânlarında çok bilindik paşalarla birlikte görünmek bir övünme vesilesi midir? Bu görüntüler “dosta düşmana” verilen bir mesaj, bir güç gösterisi midir?

'Titiz paşalar' ve diğerleri
Buna mukabil, neden birçok emekli general, bırakın şirket paşalığını veya yakınlarının askeri alanda çalışmasını kabul etmeyi, sosyal ortamlarda dahi cihet-i askeriyeyle çalışan işadamlarıyla bir araya gelmekten kaçınır?

Bu durum, “titiz paşaların” iş idaresi alanında yeteneksiz oluşu, buna mukabil “şirket paşalarının” bu konuda özel yeteneklerle donatılmış olmasıyla açıklanabilir mi?

Şüphesiz, bu sorular çoğaltılabilir. Biz yine de resmi, gayri resmi bütün şirket paşalarına, yakınlarına, yakınlarının yakınlarına hayırlı işler dilemekle yetinelim.
15.06.2007

Hiç yorum yok: